Gerçekten 'Baba' bir futbolcu: Mame Thiam

Mame Baba Thiam... Senegal'in Nguidile bölgesinde dünyaya geldi. Burası Louga'ya bağlı Mbediene ilçesinin kayıtlara göre kırsal bölgelerinden bir tanesi. Benzer bölgeler gibi buradaki insanlar da zor bir yaşam sürüyor. Birçok bölgede temel ihtiyaçların sağlanmasında ciddi sıkıntılar var. Kimi köylere haftalarca su verilemiyor ki bu, ana geçim kaynağı tarım olan Louga'da en büyük problem. Hayatı yeterince iyi şartlarda yaşayamayan çocukların en büyük sığınakları ise hayalleri...

İşte o hayal kuran çocuklardan bir tanesiydi Thiam. Genç yaşta hayallerini gerçekleştirmek için yola koyuldu. Futbol avcıları tarafından keşfedilip İtalya'ya götürüldüğünde daha 15 yaşına girmemişti. Önce Real San Marco ardından Trevisco akademilerinde eğitildi. 17 yaşında ise Inter'e transfer oldu. Bir anda hayallerinin de ötesine geçti...

Inter'e gittiğinde 2009/2010 sezonunun başıydı. Jose Mourinho liderliğinde Avrupa futboluna damga vurup Şampiyonlar Ligi'ni kazanacak olan efsane takıma katılmıştı. Ancak o takımda forma şansı bulma ihtimali yoktu. Zira Inter'in forvet hattı şu isimlerden oluşuyordu: Samuel Eto'o, Diego Milito ve Mario Balotelli. Yolu yıllar sonra Türkiye'ye düşecek bir başka genç isim daha kendisi gibi Inter'e transfer olmuştu; Kayserisporlu Denis Alibec...

Inter'de ya da kiralık olarak gittiği Sassuolo'da A takım forması göremedi Thiam. 20'li yaşlarının başı Avellino, Tyrol ve Lanciano'da kiralık olarak geçerken bir anda kendini bir başka İtalyan devi Juventus'ta buldu. 2013/14 sezonunun ikinci yarısını Lanciano'da geçiren Thiam ertesi sezon ise yabancı sınırı nedeniyle Zulte Waregem'e kiralandı. Bir kez daha A takım hayalleri suya düşüyordu. Ardından PAOK'a, ardından Empoli'ye gitti... Hayalinin peşinden koşan Senegalli çocuk artık büyümüş, 25 yaşına gelmişti. Karşısına çıkan çok büyük şansları istediği gibi kullanamamıştı belki ama vazgeçmeyecekti. Senegalli çocuklara verdiği bir söz vardı...

Thiam yaşadığı topraklardan çok küçük yaşta ayrılmıştı ama memleketini hiç unutmadı. Onun doğup büyüdüğü yoksul bölgelerde futbolcu olmak belki de hayal edilebilecek en güzel geleceğin kapısını açan anahtardı. Bu anahtarı elinden hiç düşürmedi. Çok küçük yaşta ailesinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu yüzden de ailesinden ayrı kalmış öksüz ve yetim çocuklar konusunda çok hassastı.

Thiam, 25 yaşında Juventus tarafından serbest bırakılmıştı. Artık kulüpsüzdü. Ya pes edip evine dönecek ya da hem kendi hayalleri hem de ilham olmak istediği çocukların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için mücadeleye devam edecekti. İkinci yolu seçti. 6 aylık sabrın sonunda İran'ın İstiklal takımına katıldı. Aynı yılın sezon sonunda ise BAE'ye, Ajman'a gitti. 1 yıl sonra da yolu Türkiye'ye düştü. 2019'da Kasımpaşa, 2020'de de Fenerbahçe... 3 yılda yeniden sıfırdan zirveye çıkmıştı.

Tüm bu mücadeleyi kendisi için olduğu kadar elinin uzanabildiği çocuklar için de vermişti. Futboldan para kazanmaya başladığı ilk günden itibaren kazandığını paylaşmaktan hiç gocunmadı. Az kazanırken 7 çocuk, oldu 70 çocuk ve 700 çocuk... Bugün Senegal'de onun okuttuğu yüzlerce öksüz ve yetim çocuk bulunuyor. Bu sayıyı artırabilmek için yeni bir binanın inşaatını başlatmış durumda. Ülkesinde bir de yetimhane yaptırıyor.

Thiam tüm bunları Mame Thiam Vakfı aracılığıyla organize ediyor. Vakfın misyonlarından bir tanesi de artık Fenerbahçe'yi tanıtmak olmuş. Her çocuğun üzerinde mutlaka Fenerbahçe forması var. Vakfın elini uzattığı erkek çocukların neredeyse hepsinin hayali futbolcu olmak ve Thiam gibi Fenerbahçe'de oynamak. Thiam bu konuyu sorduğumda bana şunu söylüyor: "O çocuklar beni idol olarak görüyor, bunu biliyorum. Bu yolda onlara örnek olabilmek verdiğim en büyük çabam..." Üzerlerinde Fenerbahçe forması ile Thiam'a teşekkür ettikleri videoyu izleyince ne kadar anlamlı bir çaba olduğunu görebiliyor insan..


Mame Baba Thiam, "Ben bir Senegalliyim ancak Türkiye artık benim ikinci vatanım" diyor. Bu yüzden Türkiye'deki çocukların yardımına koşmaya da karar verdi. Diyarbakır'da görev yapan ve eşi öğretmen olan bir polis memurunun mesajından sonra Baltacı Köyü İlkokulu'nun yenilenmesi için harekete geçti. Konuyla ilgilenmesi için de Türkiye'deki yardımcısı Seydi Bey'i görevlendirdi ve okulların açılmasına 1 hafta kala büyük bir gayretle yenilenme tamamlandı. Thiam şimdi en yakın zamanda Diyarbakır'a gidip hem okulu ziyaret etmeyi hem de çocukları hediyeleriyle bir kez daha sevindirmeyi planlıyor. Onun tek bir derdi var; çocukların yüzünü güldürmek. Ancak vakıf hala Türkiye'de resmi faaliyet gösteremiyor. Thiam ve ekibi prosedürlerde yaşanan zorlukların çözülmesini diliyor. Bu sayede Türkiye'de daha fazla çocuğa yardım eli uzatmak istiyorlar.

Senegal'in susuz bir köyünden İtalya'ya; İran'dan BAE'ye ve Türkiye'ye... Thiam'ın öyküsü rüzgarda savrulan bir yaprak değil; köklerini sağlamlaştırmak için her türlü fırtınaya direnen bir çınarın öyküsü. O çınarın dallarında Senegalli yetimler de var, Diyarbakırlı ilkokul öğrencileri de... Çınarın kökünden su, yetimlerin yüzünde gülümseme eksik olmasın. Teşekkürler Thiam.